İlhami Algör / Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

ilhami algör, rapunzelin kulesinden



    Yeniden merhabaaa :)

    Geçen yıllarda instagramda Fuufu_ adlı bir kullanıcı vardı belki bilirsiniz. Ben onun çektiği fotoğraflara, yaptığı kitap yorumlarına hayrandım. Daha sonra kötü yorumlara dayanamadı da kapattı hesabını. İşte o zamanlarda bir gün Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'yla ilgili yazdığı güzel bir yorumu beğenip not almıştım kitabı bir kenara, bir gün mutlaka okurum diye. Kitabın adının beni çok etkilemesinden olsa gerek sık sık aklıma gelip duruyordu da almıyordum bir türlü. Geçenlerde Trabzon'dayken küçük bir kitap fuarı vardı. Bence tam olarak fuar denilemese de benim hayatımda gittiğim ilk fuardı :) Orada tesadüfen rast geldim bu kitaba ve artık okuma vakti geldi dedim kendime... Yalnız şöyle bir şey var ki ben kitabın bu kadar ince olmasını beklemiyordum. 58 sayfacık bir kitap! Ki zaten bir çok sayfası hikayeyle ilgili illüstrasyonlardan oluşuyor. İlk anda bu kadar ince bir kitap nasıl böyle etkileyici olabilir ki diye düşündüm, yalan yok! Hayal kırıklığına uğramamak içinde okuyup 1 saatte bitirebilecek olmama rağmen uzun bir süre de okumak istemedim, erteledim hep.

    Geçen akşam okumaya karar verince tam da tahmin ettiğim gibi 1-2 saatte bitirdim kitabı. Son sayfasına geldiğimde "offf hayır ya bitmesinnn" diye isyan ediyorum. Neden mi? Kitabın konu olarak bir farkı yoktu diğerlerinden. Ama İlhami Algör'ün dili... Yani 500 sayfa yazsa sizi zevkle okutur diyebilirim. Hem samimi, hem hafif argomsu ve oldukça espriliydi. Ayrıca aralara bol bol şarkı sözleri ve film replikleri sıkıştırılmıştı :) Bu arada kitabın filmi de varmış ve duyduğuma göre oldukça güzelmiş. 

    Kitapla ilgili bahsedilen "derin tutku"nun ne olduğunu merak ediyordum hep. Ya da Müzeyyen'in kim olduğunu. Hemen ilk sayfalarda alıyoruz cevabımızı. Karakterimiz roman yazmaya kafayı takmış bir adam ancak bu konuda çokta başarılı değil, ama bu tutkusu uğruna işinden bile vazgeçmiş. Müzeyyen'de onun aşık olduğu kadın. Kitabın adı da Müzeyyen'le karakterimiz arasında geçen bir diyalogdan alınmış zaten. Çok hoş bir ayrıntı bence. 

    Yazarın başka bir kitabı var mı diye bakındım az önce. Bir kaç güzel kitabı daha varmış öğrendiğim kadarıyla. Neyse ki onlar biraz daha uzun. Ve çoktan eklendiler sepete! En kısa zamanda okuyabilmek ümidiyle... 


ALINTILAR

"Aslında, tam diye bir şey yoktur." dedim. "her tam, bir üst yarımın alt basamağıdır. Yani yarım da bir bütündür."

"Asıl olan birdir ve bir esastır. Fakat nedense bir'i yarım sayar ve iki yaparak tamamlamaya çalışırlar. İki lanet bir sayıdır, kendine yetmez, hep üçe koşar ve sonra sil baştan."


Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

1 yorum: